Hangi vatandaşlar krizi hissetmeyecek?
Ekonomik Kalkınma Merkezi’nin verilerine göre 2013 yılında Bulgar vatandaşları krizi hissetmeyecek. Üstelik cebi de daha dolgun olacak. Merkez Başkanı Georgi Prohaski artış için iyimserliğin 5-6 yıl öncesi gibi olacağını tahmin etti. Prohaski’ye göre şu anda vatandaşların gelirleri ve enflasyon dondurulmuş durumda. Gelecek yıl devlet ve özel sektörde gelirlerde daha ciddi artış olması gerektiği ifade ediliyor. Prohaski’ye göre ülke ekonomisi artık krizde değil ve krizden çıktığına dair iyimser sinyaller veriyor. 2012’nin sonu 2013’ün başında ekonomik kriz öncesine gelmesi bekleniyor.
Her şey yolunda giderse gelecek yıl böyle iyimser bir hava olması tabi ki dileğimiz. Peki şu anda durum nasıl? Sofya’da kalorifer kullanıcılarının ödemesi gereken ocak ayı faturaları ilk açıklanandan daha fazla olması şaşkınlık oluşturdu. Yüzde doksanlara varan artış doğal olarak sinirli vatandaşların çoğalmasına sebep oldu. Merkezi kalorifer sistemi yıllardır bu ülkede problem. Kabarık faturadan dolayı dertli. Kalorifer kullanmak istemeyen bile kış mevsiminde evini işgal eden borular için her ay 15 leva ödemek zorunda kalıyor. Ama ocak ayı için kalorifer kullanmayanların bazıları 90 levaya kadar hesap ödemek zorunda kaldı. Mantıklı açıklaması ve izahı yok. Faturayı öde o kadar.
Problem bununla sınırlı değil. Bu yıl planlanan yeni zamlar baya can sıkacağa benziyor. Farklı bahanelerle hazırlanan zamlar hiç de öyle yabana atılacak gibi değil. Çok değil bir sonraki ay zamlanmış faturalarla karşılaşacağız. Mart ayından itibaren Devlet Su ve Enerji Düzenleme Kurulu’ndan yapılan açıklamaya göre suya yüzde 10’a varan artış bekleniyor. Tabi farklı şehirlerde farklı zam tarifeleri uygulanacak. Nisan ayında kalorifer fiyatları yüzde 7, su fiyatları ise yüzde 10 oranında zamlanması öngörülüyor. Zam elektrik faturasında da uygulanacak. Temmuz ayından itibaren yüzde 10 daha kabarık elektrik faturası bizi bekleyecek.
Bütün bu zamlarda uygulanan çok enteresan bir taktik var. İlk önce zammın yüzdesi kesinleşmeden, normalden daha yüksek bir rakam söylenir (mesela hedeflenen zam yüzde 4 ise ilk olarak yüzde 8 olduğu açıklanır). Bu çok yüksek fiyat artışına vatandaş ve sendikalar itiraz eder.
İtirazlar sonucunda yetkililer yüzde 8’in çok olduğunu kabul eder ve her iki taraf da yüzde 4’te anlaşır. Artışın çok olmasını önlendiği psikolojisiyle yeni zamlar kabul edilir. Halbuki asıl hedeflenen zam ilk önce açıklansaydı hiç kimse bu artışı kabullenmek istemezdi. İsteyen son 2-3 sene içinde medyada çıkan zam haberlerine bakıp kıyaslama yapabilir.
Vatandaşın gelirlerinde bu yıl bir yükselme olması öngörülmüyor, üstelik işsizlik oranı ocak ayı için yüzde 11.1 olduğu açıklandı. İşsizlerin resmi sayısı 365 995 kişi. Geçen ay işsizlik ordusuna katılanların sayısı 50 bin 245 kişi oldu. Bunlardan devlet yönetiminden işten çıkartılanların sayısı ise 7 bin 394 kişi. Bir taraftan tasarruf için devlet dairelerinde memurların sayısı azaltılırken diğer tarafta kanunen yasak olmasa da yöneticiler tarafından yapılan uygulamalar rahatsızlık oluşturulmakta ve ‘vicdansızlık’ olarak nitelendirilmekte. Geçen hafta Sağlık Kasası Müdürü Neli Neşeva istifa etmek zorunda kaldı. Sebebi ise kriz ortamında maaşına 12 bin 156 leva ikramiye alması. Skandal ortaya çıktıktan sonra bizzat Başbakan Boyko Borisov Sağlık Kasası Mürünün istifasını istedi. Her ne kadar ‘görevini yerine çok iyi getiriyor olsa da’! Sağlık Bakanlığı’nda ve Sağlık Kasası’nda geçen yıl için memurların maaşlarına ikramiye olarak ortalama 9 milyon 300 bin leva verilmiş. Daha az da olsa buna benzer ikramiyeler diğer bakanlıklarda ve devlet dairelerinde de dağıtılmış; ama Sağlık Bakanlığında ve Sağlık Kasası’ndakiler de ciddi tepkilere neden oldu. Bu ikramiyelerin dağıtılması tabi ki kanunsuzluk değil. Ama kriz ortamında ve üstelik devletin çok ciddi sorunlar yaşadığı birimlerden biri olan sağlık sektöründe böyle harcamaların olması, durumun önemini gösteriyor.
Buna benzer bir skandala az kalsın milletvekilleri imza atacaktı. Milletvekillerinin 2 bin 196 leva olan maaşlarına 360 leva artış öngörülüyordu. Neyse ki son anda bu karardan vazgeçildi ve maaşlarda bir değişiklik olmadı. 2009 yılında alınan bir kararla milletvekillerinin 2 yıllığına maaşları dondurulmuştu. Şimdilik bu süre uzamış oldu. Bütün bunlar göz önünde bulundurulunca sormak gerekiyor. Hangi vatandaşlar krizi hissetmeyecek ve cebi dolgun olacak? TAYFUR HÜSEYİN, t.huseyin@zaman.bg











