Bulgaristan kültür mirası Louvre’de sergilenecek
Bulgaristan topraklarında bulunan antik arkeolojik bulgular, Fransa’nın en ünlü müzesi olan Louvre’de sergilenecek. Kültür Bakanı Vejdi Raşidov ve Henri Loyrette’in Paris’te imzaladığı anlaşmaya göre, Bulgar ve Fransız müzesi arasında 5 yıllık işbirliği anlaşması öngörülüyor. Protokol, Bulgaristan tarihinde bir ilk olarak nitelendiriliyor. Şu ana kadar Louvre sadece 5 ülkeye sergi hakkını tanımıştı.
İkili anlaşmaya göre karşılıklı eğitim, uzmanlaşma dersleri ve pratik yapma imkanı sağlanacak. Doğu ve İslam sanatı uzmanlarıyla birlikte Bulgar Ortaçağ uzmanları bir araya gelerek sergi için hazırlık yapacak. Bunun yanında ortak arkeolojik kazı yapılması için de proje hazırlanacak.
Fransa’da temaslarda bulunan Kültür Bakanı Vejdi Raşidov, Petit Palase Müzesi Müdürü Jil Şazal ile de görüştü. Sofya’da Yabancı Sanatlar Galerisi’nde Petit Palase sergisinin düzenlenmesine karar verildi. Ekim ayında düzenlenmesi beklenen sergide 20. yüzyılın ilk yıllarında yaptığı eserler teşhir edilecek. Ayrıca Petit Palace’de Bulgar eserlerinin sergisi de düşünülüyor.
Bakan Raşidov, “Bu anlaşmayı imzaladığım için kendimi çok mutlu hissediyorum. Ülkemizin mirası ve kabiliyeti için daha büyük bir not yoktur. Biz kabiliyetli bir ulusuz ve dahilerimizin de layık olan bir şekilde tanıtılması gerekiyor. Bulgaristan’ın Louvre, Petit Palace ve Roden’e girmesi gerekiyor. Kültür bir hobi değil, ticarettir. Bunu anlamayınca mantalitemiz değişmeyecektir. Unutmayalım ki, Bulgaristan Trak, Roma, Bizans ve Osmanlı gibi 4 medeniyetin üzerine kuruludur.” değerlendirmesinde bulundu.
Louvre’nin geleceğinin Bulgaristan’dan geçtiğini belirten Raşidov, anlaşmanın Bulgaristan’ın eşsiz mirasını dünya müzesinde sergilemeye, uzmanları müze konusunda eğitmeye, birlikte arkeolojik çalışmaların yapılmasına ve Louvre’nin koleksiyonundan Bulgaristan’da sergilenmesine imkan sağlayacağını açıkladı.
Henry Loyette, Raşidov ile tanışıklığın, varılan anlaşmayı etkilediğini itiraf ederek, Bulgaristan’a yaptığı ziyarette başdöndürücü bir kültür mirası gördüğünü ve bunun mutlaka Louvre’de gösterilmesi gerektiğini kaydetti. Raşidov’dan hediye olarak Panagyurişte Definesi’nden bir riton kopyası alan Loyette, Bulgaristan’ın altın hazinesini görmeyi, kendisi için bir hayal olduğunu ifade etti.
Anlaşma çerçevesinde Raşidov, Bulgaristan ve Louvre’nin, Sozopol yakınlarındaki Santa Kirik ve Yulita için ortak Avrupa projesi ile çalışılmasını teklif etti. Bu bölgede Fransız arkeologlar daha 1904 yılında incelemelerde bulunmuştu.
Bulgaristan’daki eserler, Louvre’nin İslam Sanatı Salonu’nda ve gelecekte yapılması planlanan Bizans Sanatı ve Doğu Hristiyanlık Salonu’nda sergilenmesi bekleniyor. Louvre yetkilileri, Sofya’daki Milli Kütüphane’de bulunan Osmanlı arşivine de büyük ilgi gösteriyor. Arşiv, 1931 yılında vagonlarla Türkiye’den Belovo ve Knyajevo’daki hurda kağıdı olarak satın alınmış, fakat daha sonra çok değerli evraklar içerdiği anlaşılarak kütüphaneye gönderilmişti.
Dünyanın en ünlü müzelerinden biri olan Louvre, yılda milyonlarca ziyaretçiyi ağırlıyor. Louvre sadece içindeki eserlerin bolluğu ve zenginliğiyle değil, uzun zaman Fransa krallarının burayı ikametgah olarak kullanmalarıyla da dikkati çekiyor. Burası, Büyük Fransız Devrimi’nden sonra milli müze haline getirilmişti. Louvre müzesi, yedi bölümden meydana gelirken; resim, heykel, doğu sanatları, Mısır sanatları, Yunan sanatları, sanat eserleri, desen gibi dallara ayrılan kısımlardan oluşuyor. Leonardo Da Vinci’nin ünlü Mona Lisa’sı da burada bulunmaktadır. Doğu sanatları bölümünde; heykel, Akat uygarlıklarından eserler mevcuttur. Müzenin tamamını dolaşmak 28 gün sürüyor.
Zaman, SOFYA











